Ak Büyü
Büyüsel işlemlerin tümü etnik, ahlaksal bir değerlendirmeye tabi tutulduklarından ayrımlar oluşuyor. İlk ayrım Ak ya da olumlu, iyiye yönelik, şifacı büyüdür.
Ak Büyü ile uğraşan kişi temiz ruhlu, iyi niyetli, hatta dindar biri olarak tanınır. Ak ile Kara Büyü ayrımını antik uygarlıklarda Asur ve Babil’de buluyoruz. MÖ. 1800 yılında Kral Hammurabi Kara Büyüyü yasaklamış, uymayanları ölümle cezalandırmıştır.
AK BÜYÜ NEDİR VE ÇEŞİTLERİ NELERDİR
Ak Büyü: Ak büyü yapanın da bundan etkilenmenin de “ hayrına” bir sonuç elde etmektir. Toplumun ve insanların iyiliklerini hedef alır……
1- Karısına- çocuklarına- kayıtsız- gözü dışarıda olan erkekleri evlerine bağlamak için yapılanlar.
2- Karısına-çocuklarına sert davranan babaları yumuşatmak için yapılanlar.
3- Sevgisi kazanılmak istenen kimsede bu duyguyu uyandırmak için yapılanlar.Sevdiğinden karşılık görmeyen erkek veya kadının başvurduğu büyüdür bu….
4- Gurbette olan kimsenin çabuk gelmesini sağlamak için yapılanlar.
5- Yitirilmiş eşyayı özellikle mücevver gibi değerli şeyleri bulmak için yapılandır.
6- Her dilek için geçerli olanlar.
7- Kötü büyülerin etkilerini bozmak için yapılanlar.
Ak büyü işlemlerini din adamları ve havas ilmi ile iştigal edenler yapabilirler bu büyü işlemini herkes yapamaz
Kara Büyü
Ak Büyünün ve ak büyücünün karşıtı olan Kara Büyü, onu uygulayan ise Kara Büyücüdür. Amacı kötülüktür, zarar vermektir ve cinayete, ölüme kadar gidebilir. Ak Büyücünün tersine Kara Büyücü özverici değil, kibirli ve fırsatçıdır, maddiyata bağlıdır.
Allah’tan nefret eder, doğanın kurallarına karşı gelir ve kendisini yüceltebilmek, güçlerini arttırabilmek için her şeyi yapabilir ve yapar.
Kara Büyü ya şeytanla bağlantılıdır ya da ölü ruhlarla (nekromansi), her ne kadar Hz. Musa’dan başlamak üzere bütün dinler bunu bir sapkınlık sayıp yasakladılarsa da, antik çağlardan beri ölülerin ruhlarını çağırıp sayesinde geleceği öğrenmeye çalışmak, yani, ölü falını uygulamak oldukça yaygın bir dönemdi. Özellikle Orta Çağ büyücülüğü bununla sık sık beslenmiştir. Orta Çağ tanrı bilimcilerinden Rabano Mauro şöyle yazmıştır; Ölü falına bakanlar, kötü duaları ile ölüleri diriltenler, geleceği öngörüp sorulara cevap vermelerini temin eden kişilerdir. Ölüleri çağırabilmek için ceset kanı gerekiyor, çünkü bu işlemlere yardımcı olan cinler kandan hoşlanırlar.
Kırmızı Büyü
Kırmızı Büyü olumsuz amaç ve niyetleri, uygulamaları ile Kara Büyünün bir çeşidi
yandaşıdır. Belki de en gerçek ve bu yüzden en tehlikeli büyüdür. Şeytan’ın, kötü ruhların büyüsüdür ve işlemlerinde ayinlerinde kaz kullanır, kurban keser.
Büyüsel işlemler çoğunlukla olumlu (Ak Büyü) veya olumsuz (Kara Büyü, Kırmızı Büyü) bir enerji akışına dayalı olduğu söyleniyor. Bir enerji bedensel bir organa, psiko-somatik (ruhsal-bedensel) bir işleve yöneltilebilir. Tarihte birçok el yazması büyü kitabı hazırlanmıştır. En ünlülerden biri 15. Yüzyıla ait olduğu sanılan, önceki yüzyılda gizem ustası Mc Gregor Mathers tarafından ilk kez İngilizce ye çevrilen sihirbaz Ma Abra-Melin’in Kutsal Sihir Kitabıdır. (The Book of the Sacred Magic of Abra-Melin the Mage). Kitaba göre maddi dünya kötü ruhlar tarafından yaratılmıştır, ancak sihirbaz, koruyucu meleğinin yardımıyla ve büyüsel uygulamalara başvurarak, kötü güçlere karşı koyabilir hatta kötü ruhları yönetebilir.
Kırmızı Büyünün çeşitleri arasında önemlisi, merkezi Haiti olan, oradaki yerliler ve melezler tarafından uygulanan Vudu (Voodoo) dur. Kökenleri, Afrika’nın totemlere dayalı inançlarına bağlıdır. Vudu Büyücülüğünde düzenlenen ayinlerde dansların, müziğini kendinden geçmelerin, kurban edilen hayvanların (kaz, horoz, kara keçi) nedeni ve amacı adları Loas olan bazı ilkel güçleri (ölü ruhları) harekete geçirmektir. Trans haline geçen vudu rahibeleri, birer medyum gibi hareket ederek bu güçlere teslim olurlar. Vudu’ya benzer bir uygulamaya Brezilya yerlilerinin Macumba (Makumba) törenlerinde rastlarız.
Macumba, temelde cinsel büyücülüğe bağlıdır, erotizmi boldur. Vudu ayinleri daha çok mezarlarda yer alırken, Macumba için mekan olarak açık alanlar ya da ormanlar tercih edilir.
Vudu’nun çok konuşulan fakat kanıtlanmayan ve fantastik olarak görünen bir tarafı ise, Zombiler’dir, ya da yaşayan ölüler (Zombi: mezardan çıkma). Kara büyüsel işlemlerle, hipnoz ve telkin yolu ile diriltildiği söylenen bu hareket halinde cesetlerin ruhsuz olduğu söylenir. Bir Zombi’nin kumanda edilmesi, yönlendirilmesi onu o hale sokan Kara Büyücünün işidir.
Buyuyu bozmak sevaptır
Tek sevap olanı yapılmış bir büyüyü bozmaktır. Böylece büyülü, yani aslında acı çekmekte olan kimse bu durumdan kurtulur. Ancak büyüyü çözmenin de kolay olduğunu sanmamak gerekir. Bu herkesin yapabileceği bir iş değildir. Çünkü büyü yapan Tanrıya ortak koşmakta, yani ortak olarak başka bir gücü göstermektedir. Bu da bağışlanmaz bir günahtır. Büyü yapan şeytanla işbirliği etmektedir. Şeytanın yardımıyla istediklerini elde etmektedir. Bu arada ilginç bir şeyi de açıklayalım: Tanrı, din kitaplarında kendi iradesi dışında hiçbir şey yapılamayacağını kesinlikle belirtmektedir. Hatta büyünün bile kendi istediği zaman tutacağı açıklanmaktadır. Yani her şey Tanrının isteğiyle olur. Bir büyüyü çözebilmek için de rasgele çarelere başvurmak tehlikelidir. Yine, herkes büyü çözemez. Çünkü buna gücü yetmez.
Büyü bozabilecek kimsenin belirli özellikleri, yetenekleri olmalıdır. Dini iyi bilen, ruhu çok gelişmiş, din bilgini diye adlandırabileceğimiz biri ancak büyüyü bozabilir.
Böylece o kötü etkiyi ortadan kaldırır ve kendisi de zarar görmez.
Böylesine yetenekli olmayan birisi büyüyü çözmeye kalkarsa büyük zarar görebilir. Çok ağır bir güç aldığı için hastalanabilir, bir felaketle karşılaşabilir. Ama bu arada herkesçe bilinen büyü ve nazarı def eden basit usullerde vardır. Bunlar da hafif büyüleri ve kem gözü gidermek için yeterlidir. Ama şiddetli büyülerde bu basit usullerden sonuç alınamaz.














