Medyumlar Medyum

Medyumlar Muhabbet Ve Sevgi

Medyumlar Dilek Ve Hacet

Medyumlar Nazar Kem Göz

Medyumlar Güçlü Korumalar

Medyumlar Tılsımlı Takılar / Tılsımlı Kalemler

Nazar nedir?

  âlimlere göre, insanların gözbebeklerinden ve parmak uçlarından görünmeyen ışınlar saçılmaktadır.
  Gözdeğmesi gerçek olmakla beraber asıl sebebin ne olduğu bilinmemektedir.
  Onu ancak Yüce Allah (c.c.) bilir.
  Nasıl ki; mıknatıs, demiri kendine çeker. Fakat asıl çekme sebebini, onu yaratan Rabbimiz bilir. Nazar da öyledir.
  İmam Kastalanî diyor ki: "Bir çanak içinde süt olsa ve hayız gören bir kadın, elini o sütün içine soksa, o süt özelliğini kaybeder ve bozulur.
  Eğer temiz bir kadın, elini o sütün içine soksa, süte bir şey olmaz."
  Sebebini bilmediğimiz diğer şeyler de buna kıyas olunmalıdır.
  Gözü değen bazı kimselerin anlattıklarına göre, bir şeye gıpta ile bakıp imrendikleri zaman onların gözlerinden bir hararet çıkmaktadır


GÖZ DEĞMESİNİN SEBEPLERİ
 
  Gözdeğmesi (nazar) iki sebepten dolayı olur:
  Biri, şiddetli  çekememezlik ve  düşmanlıktır. Diğeri de, bir şeyi şiddetli beğenip onu güzel bulmasıdır.
  Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmaktadır:
  "Gözdeğmesi hak ve gerçektir. Eğer kaderin önüne geçen bir şey olsaydı, nazar, onun önüne geçerdi." (Müslim, Abdullah b. Abbas (r.a.)'dan rivayet etmiştir.)
  Bu hadis-i şerifte gözdeğmesinin tesirine ve isabet etmesinin sür'atine işaret ve te'kid vardır.
  Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz yine şöyle buyurmuştur:
  "Allah (c.c.)'ın kaza ve kaderinden sonra benim ümmetimden ölenlerin çoğu gözdeğmesindendir." (El-Bezzâr. Câbir b. Abdullah (r.a.)'dan rivayet etmiştir.)
  El-Elbânî bu hadis-i şerif için "Sahih" demiştir.
  Hafız İbn-i Hacer de "Hasen" demiştir.
  Bazı insanlar bu nazar olayını garip bulurlar.
  Bazıları da dehşete kapılırlar. Bununla beraber olaylar onun varlığını tasdik etmektedir.
  Nice kimse vardır ki, Allah (c.c.) ona bolca mal ve nimet vermiştir de bir hasedcinin nefsi o nimetlere takılmıştır. Böylece o adamın malı bir felâkete ve zarara uğramıştır. Yahut bütün malı ve mülkü yokolup gitmiştir.
  Yine nice insanlar ve özellikle de bazı kadınlar vardır ki, Allah (c.c.) onlara son derece fizikî güzellik vermiştir de bir hasedcinin nefsi o güzelliklere takılmıştır.
  Böylece o güzele bir felâket.
  Yahut bir hastalık,
  Ya da benzeri bir musibet gelmiştir de uzman doktorlar onun tedavisinden âciz kalmışlardır




1) BİRİNCİ UYARI:

Gözdeğmesi (nazar) bazan insanlardan olur. Bazan da cinlerden olur.
  Mü'minlerin annesi Ümmü Seleme (r.a.)' dan rivayete göre, Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz, evinde bir kız görmüştü.
Kızın yüzünde bir değişme farketti ve şöyle buyurdu:
  "Ona rukye yapınız (okuyup üfleyiniz). Çünkü onda gözdeğmesi (nazar) vardır." (Buharî ve Müslim, Ümmü Seleme (r.a.)'dan rivayet etmişlerdir.)
  Hafız el-Bağavî diyor ki: "Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz nazar değmesine işaret ederken cinlerden nazar değmiş olacağını kasdetmiştir."
  Deniliyor ki: "Cinlerin nazar etmesi, mızrak ucundan daha tesirlidir."
  Şüphe yok ki, insan kirli elbiselerini değişmek için çıkardığı vakit, Yahut tuvalet ihtiyacını gidermek için, Ya da bir başka sebeple avret yerini açtığı vakit cinlerin nazarından korunmak için dua etmelidir.
  Bu da Cenab-ı Hakk'ın ismini zikretmekle olur.
  Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuştur:
  "Onlardan (insanlardan) biri helaya girdiği zaman, başka bir rivayette, elbisesini çıkarıp bir yere koyduğu zaman bismillah demesi, cinlerin gözleri ile Ademoğlunun avret mahallinin arasında bir perdedir." (Tirmizî. Sünen'inde ve Ahmed b. Hanbel de Müsned'inde rivayet etmişlerdir.)


2) İKİNCİ UYARI:
Cenab-ı Hakk'ın ihsan ettiği sağlığı, Güzelliği, Nâli olduğu nimetler ve sair sebeplerle gözdeğmesine hazır olan kimse, daima tedbirli olmalı ve kendisini teşhir etmemelidir.
  Özellikle kadınlar kendi güzelliklerini ve bilhassa kız çocuklarının güzelliklerini aşırı derecede teşhir etmemelidirler. Çünkü bunun sonucunda birçok üzücü olaylara şahit olunmaktadır.
  Bu konuda şâir diyor ki:
  Kemâl sahibi sevilir,
  Olgunluk başta bir taçdır.
  Fakat yeri gelince onu
  Nazardan koruyan ayba muhtaçtır.
  Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz Esma binti Umeys (r.a.)'a hitaben şöyle buyurmuştur:
  "Bana ne oluyor ki, kardeşoğullarının cisimlerini zayıf görüyorum! Yardıma muhtaç duruma gelmişler." (Müslim, Câbir b. Abdullah (r.a.)'dan rivayet etmiştir.)
  Bunlar Hz. Cafer b. Ebu Tâlib'in çocukları idiler.
  Esma dedi ki: "Onların bir hastalıkları yok. Fakat onlara nazar değdi."
  Bunun üzerine Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurdu:
  "(O halde) sen onlara rukye yap. (okuyup üfle.)" (Ahmed b. Hanbel. Müsned, 3/333.)

3) ÜÇÜNCÜ UYARI:
İnsanlardan bazıları rukye tedavisi (okuyup üfleme) talep ettikleri zaman okuyan kişinin inancının sağlam olup olmadığını, Maksadını, İlmini araştırmıyorlar.
  Bu sebeple de sahtekârlara, Büyücülere ve kötü maksadlı olanlara yöneliyorlar.
  O bozguncular, yapıcı olmaktan çok yıkıcıdırlar.
  Hatta onların içinde niceleri vardır ki, haram olan şeyleri, Yahut bid'atları, Ya da şirk olan şeyleri insanlara emrederler. Böyle kimselerin şerlerinden muhafaza etmesini Yüce Allah (c.c.)'dan dileriz.
  Rukye (okuyup üfleme) talep eden kimseye gereken şey, dikkatli olması ve işini sağlam yapmasıdır. Yani, ya kendisi okumalı, Yahut da buna ehil olan imanlı ve ihlâslı kimseleri bulmalıdırlar.
  Şunu da iyi bilmelidir ki; Eğer şeriatın uygun gördüğü şartlar uygun olmazsa, rukye yapmak caiz olmaz.
  İslâm şeriatına uygun olan şartlar şunlardır:
  a) Okunan şeyler, Kur'an-ı Kerim ayetleri ya da Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz'in okuyup tavsiye buyurduğu dualar olmalıdır.
  b) Ayet ve hadisler orijinal metni ile ve mânâsı bilinerek okunmalıdır.
  c) Okuyanın şunu da çok iyi bilmesi gerekir ki, rukye'nin kendisi hiçbir tesir icra etmez.
  Her şey Allah (c.c.)'ın takdiri ile olur.
  Şifayı verecek olan da bizzat Allah (c.c.)'ın kendisidir. O, bir şeyi sebep kılmıştır.
  d) Aslı esası olmayan vehimlerden ve vesveselerden kaçınarak,
  Vesile olacak fiili işleyerek sonucu Allah (c.c.)'a bırakmalı ve samimiyetle Cenab-ı Hakk'a tevekkül etmelidir.
  Hz. Yusuf Aleyhisselâm'ın kıssasını anlatan şu ayetin mânâsını derin derin düşünmeliyiz:
  "Ayrı ayrı kapılardan (şehre) girin (ki size nazar değmesin.) Yine de Allah'ın takdir ettiği bir şeyi ben sizden gideremem. Hüküm ancak Allah'ındır. Ben ona güvenip dayandım. Tevekkül edenler de yalnız ona güvenip dayanmalıdırlar." (Bkz. Yusuf, 12/67.)
  e) Bilmelidir ki, gözdeğmesinden (nazardan) korunmak ve onu tedavi etmek, ancak Allah (c.c.)'dan ve onun Resûlü'nden gelen şeylerin doğruluğuna inanmakla mümkün olur.
  Eğer bu konuda şüphe ve tereddütleri olursa, ilacın tesiri de azalır.

İnanaılmaz gerçekler

Bu surenin son ayetinde, hased eden kimsenin hasedinden Allah (c.c.)'a sığınılması açık bir şekilde emrolunmaktadır,
  Hasedci, Cenab-ı Hakk'ın, kuluna verdiği nimeti çekemez ve o nimetin yok olmasını ister.
  Bu, genel bir tutumdur.
  Hasedcinin nazar etmesini ve daha başka musibetleri içine alır.
  Yukarıda zikrolunan ayetler, gözdeğmesinin hak ve gerçek olduğuna bir delildir.
  Eğer gözdeğmesi (nazar) diye bir olay olmasaydı, onun şerrinden Cenab-ı Hakk'a sığınmaya da gerek olmazdı.
  Yine onun hak ve gerçek olduğuna dair sünnetten de deliller vardır.
  İnsanlardan pekçoğu gözdeğmesi ile ilgili olaylara daima şahit olmuşlardır ve şahit olmaya devam etmektedirler.
  Bazan bu gözdeğmesinin farkına varırlar ve onu bilirler.
  Bazan da onu bilip anlayamazlar.
  İnsanların başlarına gelen tecrübeler, zikredilenlerden çok daha fazladır.
  Nice ölen kimseler vardır ki, onların ölüm sebepleri bilinmez.
  Nice sağlam, kişiler de vardır ki, hasta olup yatağa düşerler fakat hastalıklarının gerçek sebebini bilmezler.
  Nazar (gözdeğmesi), toplumda vâki olan bir hususdur.
  Bazı kimselerin gözlerinde bir hâl vardır ki, konsantre olarak baktığı kişiye çeşitli zararlar verir.
Kuranda peygamberler ve nazar
Hz Yusuf kıssası
Kur'an-ı Kerim'de Hz. Yusuf Aleyhisselâm'ın kıssası anlatılırken Hz. Yakup Aleyhisselâm'ın oğullarını Mısır'a gönderdiği vakit onların şehre girmeleri hakkında onlara şöyle tavsiyede bulunduğu zikredilmektedir:
  "(Yakup) dedi: Oğullarım! (Şehre) hepiniz bir kapıdan girmeyin.
  Ayrı ayrı kapılardan girin (ki size nazar değmesin.) Yine de Allah'ın takdir ettiği bir şeyi ben sizden gideremem.
  Hüküm ancak Allah'ındır.
  Ben ona güvenip dayandım.
  Tevekkül edenler de yalnız ona güvenip dayanmalıdırlar. (Yusuf, 12/67)
  Hafız İbn-i Kesir, bu ayeti tefsir ederken Selef imamlarından naklettiğine göre, Hz. Yakup Aleyhisselâm, küçük oğlu Bünyamin'i hazırlayıp ağabeyleri ile beraber Mısır'a göndereceği zaman Mısır'da şehre girerken hepsinin bir tek kapıdan değil, muhtelif kapılardan şehre girmelerini onlara emretmişti.
  Hz. Yakup Aleyhisselâm'ın böyle davranmasının sebebi şu idi: Çünkü Hz. Yakup Aleyhisselâm, insanların, çocuklarına "nazar" etmelerinden korkuyordu. Zira onlar, çok güzel fizikî yapıya sahip idiler.

Peygamberimiz ve nazar

Yüce Allah (c.c.), kulu ve Resulü Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimize hitaben şöyle buyurmaktadır:
  "Doğrusu inkâr edenler, Kur'an'ı duydukları vakit (sana olan düşmanlıklarından dolayı) neredeyse gözleri ile seni yere sereceklerdi!
  Hâlâ da (senin için): Mutlaka o, delidir! Diyorlar.
  Halbuki Kur'an, bütün âlemler için bir öğütten başka bir şey değildir." (Kalem, 68/51-52)
  Bir kısım müfessirlerin beyanına göre, müşrikler, peygamberimiz tiz. Muhammed (s.a.v.) Efendimize olan kin ve hasedlerinden dolayı onu gözleri ile öldürmek istiyorlardı. Yani, gözleri ile ona nazar ediyorlar ve onu kıskanıyorlardı.
Eğer Allah (c.c.)'ın koruması olmasaydı, ona fenalık yapacaklardı.
  Yüce Allah (c. c.), hasedcinin şerrinden kendisine sığınmamızı emretmektedir:
  "De ki: (Karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran) sabahın Rabbine sığınırım.
  Yarattığı şeylerin şerrinden,
  (Karanlık çöktüğü zaman) bastıran gecenin şerrinden,
  Sihir yapmak için düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden,
  Ve kıskandığı zaman kıskanç kişinin hasedinden (Allah'a sığınırım.)" (Felâk Suresi, 113/1-5)
Hasedcinin etkisinden kurtulmak için


Peygamberimizin nazar hakkında sozleri

  Gözdeğmesi ile ilgili olarak pekçok hadis-i şerifler de vardır.
  Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz nazar olayının, yaşanan bir gerçek olduğunu dile getirmiş ve şöyle buyurmuştur:
  "Gözdeğmesi hak ve gerçektir." (Müslim. Abdullah b. Abbas (r.a.)'dan rivayet etmiştir.)
  Hafız İbn-i Hacer diyor ki: "Yani, kem göz ile nazar edip gözdeğdirmek, toplumda var ve sabit olan bir şeydir."
  İmam el-Kurtubî de gözdeğmesinin sabit olduğunu zikrederek şöyle demiştir: "Bu durum, ulemanın ittifak ettiği bir hususdur. Ancak bid'at ehli olan bir taife bunu inkâr etmişlerdir.
  Onların görüşlerine karşı hadis-i şeriflerden pekçok deliller vardır.
  Yine bu olayları müşahede eden pekçok kimseler mevcuttur.
  Nice yiğitler vardır ki, gözdeğmesi, onları mezara koymuştur.
  Nice güçlü develer vardır ki, nazar, onları da tencereye koymuştur.
  Bütün bunların hepsi Cenab-ı Hakk'ın dilemesi ile olmaktadır."
  Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:
  "Onlar ise, Allah'ın izni olmaksızın kimseye bir zarar veremezler." (Bkz. Bakara. 2/102.)
  Aslı olmayan ve mesnedsiz bir şekilde inkâr yolunu seçerek şeriata ve akla muarız (karşı) olan kimseye iltifat olunmaz.
  Allâme İbn-i Kayyım diyor ki: "Vahiyden (dinden) ve akıldan nasibi olmayan bir taife, gözdeğmesi işini geçersiz saymışlardır.
  Onlara göre, bu nazar değme işi ancak bir evhamdan ibarettir. Onun aslı yoktur!
  Bunlar akıl ve nakil bakımından insanların en cahilidirler.
  Hicap (utanma) bakımından da insanların en kabasıdırlar.
  Sıfatlarıyla,
  Fiilleriyle ve tesirleriyle onlar, ruh ve nefisleri bilmekten uzaktırlar.
  Akıllı olan kimseler, her ne kadar göz-değmesinin sebebi ve tesiri hakkında ihtilâf etseler de nazar meselesini inkâr etmezler."
  Hafız el-Hattâbî de gözdeğmesi gerçeğine değinmiş ve şöyle demiştir: "Kem gözle nazar eden kimsenin hain bakışı, karşısındaki şahsa zarar verir.

HABERLER - DUYURULAR

BİLMEDİKLERİRİNİZ

AŞK: Karşılıksız aşklarda, ayrılıklarda, sevdiğin insanı kendine aşık etmek için, evliliklerde daha mutlu bir hayat için, eşini kendine aşık etmek ve her istediğini ona

yaptırmak için yapılır.

EVLENMEK İÇİN: Evlenmeyi arzulayan her insan için, bunlar; evlenmeyi arzu edipte engellerle karşılaşıp bir türlü evlenemeyenler için, evlenmek isteyen

bekarların, boşananların ve dulların evlenmesi için yapılır.

EŞİNİN veya SEVGİLİSİNİN SADAKATİ İÇİN: Sevdiğinin, eşinin ya da sevgilisinin senden başka kimseye cinsel anlamda ilgi göstermemesi için ve sana sadık

kalması için yapılır.

 

RIZK İÇİN: Rızkının, kısmetinin çoğalmasını isteyen her insan için yapılır. Rızkı ve kısmeti dar olan, iki yakası bir araya gelmeyen insanların darlıktan refaha çıkması

için yapılır.

BEREKET İÇİN: Elindeki paraların bereketini göremeyen insanların paralarının ve mallarının bereketlenmesi için yapılır

MEVKİ YÜKSELTMEK İÇİN: Hayatta, işte, istenilen maddi ve manevi her durumda mevki yükseltmek için yapılır.

MÜŞTERİ İÇİN: Müşteriye ihtiyacı olan insanların müşterilerinin çoğalması için ve müşterilerinden bol para kazanmaları için yapılır.

KUMAR TUTKUNLARINI KUMARDAN KURTARMAK İÇİN: Kumara müptela olan insanları kumar oynama isteğinden ve kumar tutkusundan kurtarmak için yapılır.

İÇKİ BAĞIMLILARINI İÇKİDEN KURTARMAK: İçkiye müptela olan insanların içki bağımlılığından kurtulup bir daha içki içmemeleri için yapılır.

KÖTÜ ORTAMLARDAN KURTARMAK İÇİN: Kötü arkadaşlardan, kötü çevreden ve kötü insanlardan kurtarmak için yapılır.

ZEKANI KUVVETLENMESİ İÇİN: Zekanın kuvvetlenmesi, artması ve zeka kullanımının çoğalması için yapılır.

UNUTKANLIĞI GİDERMEK İÇİN: Unutkan olan insanların unutkanlıklarının gitmesi için ve her şeyi hafızalarında tutabilmeleri için yapılır.

DÜŞMANLARA GALİP GELMEK İÇİN: Düşmanların zararından korunmak için, düşmanlara karşı her zaman galip gelmek için yapılır. Her türlü sihir, muska, büyü ve

tılsımların bozulması için etkisiz hale gelmesi için yapılır. Her türlü bağlı olan insanların açılması için, bahtı bağlanmış insanların bahtlarının açılması için, Güne

rızkı, işi, gücü, kuvveti bağlı olan insanların açılması için yapılır.

MUHABBET: Seni sevmesini istediğin herkese uygulanabilir. Bu bir sevgili, arkadaş, ortak ve sevgisini arzuladığın herkes olabilir. Kaçanı geri getirmek için,

ayrılanları birleştirmek için, eşlerde muhabbet, evladın sevgisi ve saygısı için, arkadaşların içinde sevgi ve saygı görmek için, aile bütünlüğünü korumak için,

ebeveynleri tarafından sevilmek ve onlara sözünü geçirmek için, istenilen herhangi bir topluluğa otorite uygulamak için kısaca her türlü muhabbet için yapılır.

GÜZEL GÖRÜNMEK İÇİN: İnsanlar tarafından güzel görünmek ve ilgi çekmek isteyen, hatalarının bile insanlar tarafından güzel ve hoş görünmesini isteyen insanlar

için, herhangi bir toplumda, bütün çevrelerde, aile içinde ve iş mekanlarında eşsiz, çekici ve güzel görünmek için yapılır.

ZENGİNLİK İÇİN: Zengin olmak isteyen bütün insanlara yapılır.

İŞ BULMAK İÇİN: İş bulamayan, işinden çıkarılan, işe girmek istediğinde engellerle karşılaşan insanların kolaylıkla iş bulmaları ve işe girebilmeleri için yapılır.

KARA SEVDAYA TUTULAN MECNUN OLAN İNSANLAR İÇİN: İmkansız aşka ve kara sevdaya tutulan insanların bu durumdan kurtulmaları için yapılır

ÜZERİNE KUMA GELEN BAYANLARI KURTARMAK İÇİN: Üzerine kuma getirilen, eşi tarafından aşağılanan bayanların bu çilelerden kurtulmaları için yapılır.

ZİNADAN MEN ETMEK İÇİN: Eşini aldatan, kadın veya erkeklerin zina yapmalarını engellemek için ve aldatılma riskini ortadan kaldırmak için yapılır.

DEDİKODULARDAN KORUNMAK İÇİN: Yapılan dedikoduları önlemek için ve gelecekte yapılacak olan dedikodulardan korunmak için yapılır.

ZİHNİN AÇILMASI İÇİN: Algılama yeteneğinin gelişmesi için, kapalı ve dar zihinlerin açılması için yapılır.

EZBER KUVVETİNİ ARTIRMAK İÇİN: Ezber yeteneği zayıf olan insanların ezberlerini kuvvetlendirmek için yapılır.

KORUNMAK İÇİN: Öldürülmekten, ani ölümden, hastalanmaktan, kötülüklerden, korkudan, dertlerden, hırsızlardan, hapis olmaktan, felaketlerden, afetlerden,

şeytanlardan, cinlerden, cazılardan ve üryanlardan korunmak için yapılır.

UYKU BOZUKLUKLARI İÇİN: Uyku fazlalığında yada uykusuzluk gibi durumları düzeltmek için yapılır.

SÖZÜNÜ DİNLETMEK İÇİN: Herhangi bir toplumda , aile içerisinde ve bütün çevrelerde sözünü dinletmek ve sözünün geçerli olmasını isteyen insanlar için yapılır.

İTAAT ETTİRMEK İÇİN: Kadın veya erkeğin eşine yada sevgilisine itaat etmesi için, istenilen herhangi birinin itaat etmesi için yapılır.

HER HANGİ BİR İNSANI BİR MAHALDEN UZAKLAŞTIRMAK İÇİN: İstenilmeyen zararlı, kötü kişileri bir mahalden gitmesi ve uzaklaşması için yapılır.

HASTALIK İÇİN: Sifa için tıbbın çaresız kaldıgı sirinir hastalıkları için, akıl hastalıkları için, baş ağrısı için yapılır.

Medyumlar Rızk Ve Maişet Duaları

Medyumlar Güçlü Senboller

Medyumlar Tılsımlı Takılar